Minik ve Minimalist

Uzun bir aradan sonra Merhaba.Yazmaya bu kadar ara vermemin ne tür bir açıklaması var bunu henüz kendimde bilmiyorum ama sanırım uzaklaşmak istedim bir süre.Neyse buradayım ve yazıyorum nihayetinde.Üzerinde düşündüğüm pek çok konu var bu aralar  20li yaş depolaması yapıyorum Hayatta birden fazla mücadele vermey başlayınca ister istemez içerisindeki yerinizi sorguluyorsunuz ve aylardır yüzlerce soruyla boğuşuyorum bu sorgular yüzünden 20 yaşın kattığı belirsizlikler olarak adlandırıyorum artık bu evreyi. Tercihleriniz oluyor sık sık ve inanın birinden birini seçince apayrı hayatlara sürükleyecek tercihler bunlar.En nihayetinde içlerinden en küçük olacak bir tercihle daha buraya gelip klavye başında düşünce akıtıyorum satır satır.Çözebildiğim düğümlerden ufak ufak bahsedeyim şimdi size.Çözmeye yanaştığım ilk düğümüm okumayı yarıda bıraktığım kitaplarla ilgili bende çok büyük bir kafa meşguliyeti yapıyodu.Yarım bırakmışım çünkü 30 sayfadan sonrası ilgimi çekmemiş yarım kalmış çünkü o an okumaktan daha tatlı gelen! birşeylere tercih etmişim onu.İşin rahatsız edici tarafı kitaplığımda okumadığım kitap bulundurmayı sevmem ve her alışverişe çıkışımda vakit geçirmeyi en çok sevdiğim yerler kitapçılardır bu yarım kalmışlar yüzünden kitap alışverişinede ara vermek zorunda kaldım ister istemez.Neyse ki bu işi çözme yolunda büyük bir adım attım.Yarım kalan 5 kitabımdan ilkini elime alıp okumaya başladım kitabı bırakma sebebimi kendime açıklamaya çalıştım bu arada kendime biraz hak vermiş olsam da mücadele etmeyi sevmeyen biri olduğum gerçeğiyle tekrar yüzyüze getirdi beni.Kitap çok fazla eski kelime barındırıyor bünyesinde ve 40. sayfaya kadar cümleleri ikişer ikişer okuyarak arama motoruyla birlikte okumaya devam ettiğimi hatırlıyorum(bu arada bahsi geçen kitap İSKENDER PALA-MİHMANDAR) ve bu kez bitirene kadar devam edeceğim böylelikle 5 kitabı yani kafamdaki bir düğümü çözülür hale getiriyorum Oh ne güzel. Bir sonra ki düğümüm sosyal mmedya kullanımıyla ilgili yanımızdan bir an bile ayırmadığımız bu pek şahane androidlerimiz birbirinden renkli dünyaları bize sunarken profesyonel bir zaman öldürücü,binlerce uygulamanın sınırsız erişimine kaptırıyoruz kendimizi asıl değinmek istediğim noktaya gelecek olursak bu uygulamaların hayatımızı yüzlerce parçaya bölmesi.İnstagram,twitter,flicker,pinterest,snapchat,about.me ve saymadığım yüzlercesi bizi farketmeden yüzlerce parçaya ayırıyor.Verimli kullanım her zaman için daha tercih edilir olmalı.Ben işe öncelikle çok aktife olmadığım hesapları silerek başladım ki kapatırken bile yaşadığım stres ne kadar doğru bir karar verdiğimi farketmeme yetti belirli ağlarda gereken aktifliği göstermek her zaman için daha mantıklı bir sonra ki aşama olarak aktif olduğum hesaplarda ki unfollow işlemi tanımadığım veya iletişim kurma gereksinimi duymayacağım varlığı bile rahatsız edebilen pek çok hesabı unfollow etmek buyurun kafa rahatlığı şiddetle tavsiye etmemle beraber bir diğer aşama bilgisayar ve telefonumdaki gereksiz fotoğraf ve videolardan kurtulmak kısa süren bu işlemin ardından bir düğümü daha çözülü hale getirdikten sonra sıra en basit ve düğümü çözmeye geldi.Nasıl mutlu olunur sorusuyla sarılı olan bu düğüm mental yollarla pek sonuç vermiyor maalesef yapmanız gereken tek şey isteklerinize kulak vermek.Başkalarının düşüncelerini ikinci plana atmalısınız öncelikle.Ben ne istiyorum sorusuna yanıt bulmaya başladıktan sonra dış dünyayla olan ilgim ve insanlara tahammül seviyemin arttığını farkettim çevreyle olan iletişiminiz açısından tavsiye edilir bir feedback.Farkettim ki mutluluğu kendi içimdeyken mıknatıs etkisi yaratarak zıt kutuplarda aramışım.Kalıcı mutluluk kalıcı huzur getirir hayattan beklentilerinizi yüksek tutmayı bırakıp ana ayak uydurmak lazım.En bilineniyle CARPE DİEM.Kalıcı mutluluğu arayanlardan olarak sıfır beklenti sıfır hayal kırıklığıyla huzurluyum.Kendi eksikliğimin nelerden kaynaklandığını düşünüp dururken meditasyonun dinginliğine kendimi kaptırmak istedim ve 2 ay önce yogayla tanıştım ve aynı zamanda yogayla birlikte kendimi keşfetmenin tadına vardım.Amacımın sadece kalıcı mutluluğu aramak olduğunu tekrar hatırlatırım.Tabi ki hayat her zaman toz pembe değil,hatalarımızdan ders çıkarıp korkularımızla yüzleşip acılarımızı en derinimize kazımak için yeterince zaman tanıyor önemli olan hayatı en arınık en haliyle mutlu yaşamak.Son olarak konudan biraz uzaklaşarak eklemek isteyeceğim bir nokta var.Bu hayatta iletişim kurduğunuz kullandığınız görsel olarak hoşunuza giden her şeyde EN leriniz olsun.En sevdiğiniz kokunuz,renginiz,arkadaşınız ve satırlar dolusu olacak bir sürü EN ler listesi.Unutmayın en net yanınızı sizi her zaman daha seçilir daha özel daha güçlü kılar.Bir renge sahip olmanın keyfine varın mesela ayıklayın diğer renklerden onu.Bir gün mutlaka onu diğer renklere tercih etmenin tadına varacaksınız unutmayın bu bütün EN lerinizde geçerli ben faydasını görüyorum. Görüşmek Üzere !

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s